• YARIM ALTIN
    866,85
    % -0,01
  • $ DOLAR
    5,7663
    % 0,27
  • € EURO
    6,3572
    % 0,22
  • £ POUND
    7,4385
    % 0,27
  • ¥ YUAN
    0,8244
    % 0,46
  • РУБ RUBLE
    0,0905
    % 0,46
  • BITCOIN
    49560,153
    % -0,62
  • BIST 100
    104.602
    % 0,79

Alternatif Ekonomik Çözümler – Türkiye Ekonomisi

Alternatif Ekonomik Çözümler – Türkiye Ekonomisi

Ekonomik problemler her ülkenin yaşadığı sorunlardan biridir. Ekonomiyle ilgili yapılan binlerce yorum ve analizden sonra aslında ekonominin şu an nasıl olduğu incelenmelidir. Haliyle devletler alternatif ekonomik çözümler kapsamında atacağı adımlarla büyük problemleri kısa sürede çözebilmektedir. Bu tür konularla ilgili yorum yapabilmek için ekonominin bugün ki gücüne ve potansiyeline bakılmalıdır.

Dünden Bugüne Türkiye Ekonomisi

1950’li yıllarda Türkiye ekonomisi gelişmeye başlamıştır. Özellikle de elektriğin köyler ulaştırılması sayesinde köylüler de şehir pazarlarına ulaşmaya başlamıştır. 1960’lı yıllarda ise planlı bir ekonomi deneyimi yaşayan Türkiye, dış kaynak kullanımıyla tanışmıştır. Avrupa Kredi Kuruluşlarıyla beraber IMF ile ilişkiler kuran Türkiye alternatif ekonomik çözümler üretmeye bu şekilde başlamıştır.

Bir nevi silkinme hareketi olarak da adlandırılan bu yıllardan sonra 1970’lerde teşvik tedbirleri alınmaya başlanmıştır. Bu kapsamda özel sektör yatırımları öğrenilmiş ve yatırımlara start verilmiştir. 1980’li yıllara bakıldığında ise Türkiye ihracat yaparak döviz kazanmaya başlamıştır. Serbest piyasa ekonomisiyle tanışan Türkiye bu kapsamda döviz sorununa da çareler bulmaya başlamıştır.

1990’lı yıllara baktığımızda da iç politik çalkantıların ekonomik sorunları beraberinde getirdiği görülmektedir. Ancak özel sektörün dış kredi kaynaklarına ulaşabilmesi, ihracat imkanlarını da genişletmiştir.

Ekonominin Gelişmesinde Üretimin Önemi

Ülkemizin sanayi kesiminde ciddi bir kapasite bulunmaktadır. Ayrıca söz konusu kapasite, iç talebi karşılayabilmekle beraber dış pazara dönük olarak da işleyişini sürdürmektedir. Türkiye’deki üreticiler eski zamanlarda devlet teşvikleriyle ihracat yaparken artık büyüyen bir Pazar olduğu için yatırımlarını ihracata dönük olarak gerçekleştirmektedir. Bu kapsamda pek çok tesis ülkemizde kurulmaya devam edilmektedir.

Günümüzde alternatif ekonomik çözümler kapsamında en önemli tavsiyenin yatırım ve üretim olduğu bilinmektedir. Dünya ülkelerine bakıldığında tarım, sanayi ve teknolojik anlamda ciddi bir Pazar payına sahip oldukları görülmektedir. Haliyle bu durum ülkelerdeki özel sektörleri harekete geçirmektedir. Ülkemizdeki özel sektör yatırımları da ihracat ve üretim süreçlerini destekleyecek bir alt yapıya sahiptir. Bu bakımdan factoring, leasing ve bankacılık sistemi gelişerek varlığını sürdürmektedir. Ayrıca borsa ve sigorta sistemi de ülkemizde ciddi bir paya sahiptir.

Türkiye Ekonomisindeki Yapısal Sorunlar

Ülkemizde ekonomik olarak karşılaşılan en büyük yapısal sorun, yatırım ve üretimde büyümeyi devam ettirebilmek için batı pazarlarına ihtiyaç duyulmasıdır. Bu kapsamda batı pazarlarına sınırsız olarak giriş yapma şansının olması gerekmektedir. Ancak bu durum, Avrupa Birliği’ne girmekle mümkündür. Sonuç olarak Avrupa ülkelerinin Türkiye’ye karşı takındığı yanlış tavır, ülkemizin atmak istediği dış ekonomik adımlarını kısıtlayabilmektedir.

Özel sektör yatırımlarında ise belirli sektörlerin ağırlığı fark edilmektedir. Ülkemizdeki pek çok demir çelik, otomatik ve tekstil firmaları, gerek üretim gerekse istihdam bakımından hatalı büyümeye devam ediyor. Öncelikle bu sektörlerde alternatif ekonomik çözümler oluşturulmalı ve konjoktürsel sorunların önüne geçilmelidir.

Ülkemizin karşılaştığı bir diğer problem, ihracatta mal çeşitliliğine gidilememesidir. Teknolojiye dayalı özel ürünlerde Pazar hakimiyeti kurulamadığından marka gelişiminde de yeteri kadar çalışma yapılamamaktadır. Bu yüzden gelişmekte olan diğer ülkeler ile rekabet sürecinde sorunlar yaşanabilmektedir.

Türkiye’de bunlara ek olarak kaynak sorunu bulunmaktadır. Hızlı bir gelişme ve kalkınma için yabancı kaynakları kullanmak zorunda olan ülkemiz, birçok sınırlandırma ile karşı karşıya kalmaktadır. O halde alternatif ekonomik çözümler kapsamında doğrudan veya dolaylı olarak ekonomi dışı sorunların da ele alınması gerekmektedir.

Türkiye’deki Ekonomi Dışı Sorunlar

Ekonomik sorunların dışında kalan ancak ekonomiyi etkileyen birçok unsur bulunmaktadır. Ülkemizdeki eğitim sistemi bu kapsamda ele alınabilir. Eğitimde çağdaş bir sistemin oluşturulamaması, devamlı sorunlara neden olmaktadır. Elbette ülkemizde çok iyi yetişen kadrolar vardır ancak tek amaç, tüm gençlerin aynı şekilde yetişmesini sağlamak olmalıdır.

Ülkemizdeki göç, büyük şehirlerin çok daha kalabalık olmasına sebep olmaktadır. Haliyle şehirleşmenin insanlar üzerindeki etkileri olumlu ve olumsuz olarak iki farklı şekilde incelenebilir. Devlet bu konuda köye dönüş projeleriyle birlikte ciddi rakamlarda vatandaşlara destek sunmayı sürdürmektedir. Hızlı göçle beraber hızlı nüfus artışı da işsizlik sorununu tetiklemektedir. Bu yüzden alternatif ekonomik çözümler ile ilgili olarak hızlı göç ve çarpık şehirleşmeyle ilgili çalışmalara ağırlık verilebilir.

Türkiye’nin iç politikasında sürekli çalkantılar yaşanmaktadır. Bu durum halkın uzun vadeli bekleyişlerini etkilemektedir. Haliyle istikrar bekleyişi de halen devam etmektedir. Ek olarak bütçe açıklarının kapatılamaması ve harcamaların kısılamaması gibi durumlar da ekonomi dışı sorunlar olarak ülke ekonomisini etkilemeye devam etmektedir.

Sonuç olarak enflasyon rakamlarının mutlaka düşürülmesi gerekiyor. Kamunun finansman açıklarından kaynaklanan enflasyonu düşürmek için kamu harcamalarının azaltılması şarttır. Bununla birlikte halkın üretime teşvik edilmesi gerekir. Günümüzde bu konuyla ilgili KOSGEB destekleri sunulmaktadır. Ayrıca tarımsal anlamda sunulan desteklerin de ciddi rakamlara ulaştığı görülmektedir. Yine de üretime yönelik faaliyetlerin artırılması için ciddi çalışmaların yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Politik anlamda da sağlanacak olan istikrarın, huzur ve yatırımların artmasına neden olacağı bilinmelidir. O halde üretimin artması, pek çok kategoride vatandaşların daha iyi bir yaşam kalitesine ulaşmasını desteklemektedir.